18 Eylül 2011 Pazar

Nielsen Raporu: Alışverişten Önce Markaların Sosyal Hesapları İnceleniyor



Nielsen’in yayınladığı sosyal medya üçüncü çeyrek raporu, tüketicilerin online ve offline davranışlarını ölçen bir nitelik taşıyor. ABD’de sosyal ağlarda ve blog sayfalarında gezinen internet kullanıcılarının oranı, ABD nüfusunun neredeyse yüzde 80′ine karşılık geliyor. Rapora yansıyan önemli sonuçlardan biri de, tüketicilerin satın alma kararları sırasında markaların sosyal ağlardaki sayfaları inceleniyor veya bloglarda marka ile ilgili yazılmış yorumları dikkate alıyorlar. Bu bilinçli tüketicilerin oranı yüzde 48′i Facebook‘u kullanmak üzere yüzde 60′a tekabül ediyor.

Hal böyle olunca reklamverenler için sosyal ağlar, birer reklam cennetine dönüştürülüyor. Sosyal ağlarda giderek artan nüfusla birlikte, onları yönlendirecek, bilgi almalarını sağlayacak şekilde yetkinliğe ulaşmak da markaların anlaması gereken alanlar olacak.

Rapor sonucunda sosyal ağlarda ve bloglarda en çok vakit geçiren ilk 10 ülkenin listesi de yer alıyor. Sıralamaya bakacak olursak;

1- Avustralya
2- Brezilya
3- Fransa
4- Almanya
5- İtalya
6- Japonya
7- İspanya
8- İsviçre
9- ABD
10- İngiltere



Nielsen 2011 Üçüncü Çeyrek Sosyal Medya Raporu’ndan yansıyanlar;

*Kadınlar ve 18-34 yaş arasındaki kişiler vakitlerinin çoğunu sosyal ağlarda geçiriyor.

*Erkekler daha çok LinkedIn ve Wikia’yı ziyaret ediyor.

*Mobil sosyal medya kullanımı yükşelişte.

*Kullanıcıların yüzde 97’si bilgisayar üzerinden sosyal medya platformlarına giriyor. Bu rakam mobil telefon kullanıcıları için yüzde 37 oranında.

*Tüketiciler mobil cihazlarında en değer verdikleri özellik olarak yüzde 49 ile yükleme/müzik dinleme birinci sırada iken sosyal ağlar yüzde 47 ile ikinci sırada yer alıyor.

*2010 yılı üçüncü çeyrek araştırmasından bu yana sosyal ağ uygulamalarının kullanımı yüzde 30 artış gösteriyor.

*55 yaş ve üzerindeki kullanıcılar geçtiğimiz yıla oranla iki kat daha fazla mobil telefonlarından sosyal ağ sitelerini ziyaret ettiler.

*Gelişmekte olan sosyal ağ: Tumblr geçtiğimiz yıla oranla izleyici sayısını üçe katladı!

* Kadınlar sosyal ağ sitelerindeki videolara bakmayı tercih ederken, erkekler daha uzun videoları seyrediyor.

16 Eylül 2011 Cuma

Markanız Facebook’ta Olmalı Mı?

Birkaç yıl öncesine göre bir çok pazarlamacı, sosyal medyanın çok önemli bir konuma geldiğini kabullenmiş durumda. Hatta son günlerde birçok marka yöneticisi, sosyal medyada olma zorunluluğunun baskısını derinden hissetmeye başladı. İnsanların birbirlerine markaların web siteleri yerine Facebook sayfalarını sorduğu bir zamanda bu baskıyı hissetmemek mümkün değil.

Facebook‘ ta bir fan sayfası açmak çok kolay. Fakat, önemli olan markanızın Facebook sayfasının olmasının, orta ve uzun vadede gerçekten faydalı olup olmayacağı.

İşte markaların Facebook sayfası edinmemesi için 6 sebep;

1-Eğer Neden Bu Sayfaya İhtiyacınız Olduğunu Bilmiyorsanız Facebook Sayfası Açmayın:

Önce kendinize Facebook sayfasının markaya ne yarar getireceğini sorun; Mevcut tüketicilerinizi bir araya toplamak mı? Müşterilerin geri dönüşlerinden edindiklerinizle yeni stratejiler planlamak mı? Yoksa bilinirliğinizi artırmak mı ? Halen bir karar veremediyseniz yanlış yerdesiniz.

2-Facebook Sayfanızı, Nasıl Kullanacağınızı Bilmiyorsanız Facebook Sayfası Açmayın:

Şayet yanlış stratejilerle çok farklı yollar içine girip, hedef kitlenize amaçladığınızdan çok farklı mesajlar verebilirsiniz.

3-Facebook’ ta Kime Ulaşacağınızı Bilmiyorsanız Doğru Yerde Değilsiniz:


Fan sayfasını oluşturup, birilerinin gelip sayfanızı like etmesini beklemek doğru sonuçlar vermeyecektir. Eğer hedef kitlenizi net olarak belirleyip, onları nasıl sayfanıza çekeceğinizi bilmiyorsanız facebook size göre değil.

4-Tüketicilerinize Nasıl Değer Katacağınızı Bilmiyorsanız Facebook Sayfası Açmayın:

Diyelim hedef kitleniz sizi like etti, orta ve uzun vadede sayfanızda kalmaları için bir sebep yaratmanız, onlara değer katmanız gerekiyor. Eğer bunu yapmazsanız ya insanlar zaman içerisinde sayfanızdan ayrılır ya da aylarca sayfanıza girmeyen fanlarınızdan biri olurlar. Kendinizi bir fan yerine koyup, neden ben bu sayfada olmalıyım sorusunu sorun.

5- Fanlarınızın Ne Zaman Facebook’ ta Olduğunu Bilmiyorsanız Facebook İle Onlara Ulaşamazsınız:

Uygun içerikleri uygun kitlenize en etkin şekilde ulaştırmak için onların ne zaman internette olduğunu bilmelisiniz. Aksi taktirde yaratığınız o güzel içerik fanlarınız tarafından görülmeyecektir.

6- Hedef Kitlenizin Facebook’ ta Neden Vakit Geçirdiklerini Bilmiyorsanız Boşuna Vakit Harcamayın:

Kendinize şu soruyu sorun. Onlar sizin markanızla Facebook’ ta iletişim halinde olmak istiyor mu ? Eğer insanların Facebook’ a markalarla iletişim halinde olmak için üye olduğuna inanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bir çok kişi, arkadaşları, ailesi ve soysal çevresiyle iletişim halinde oılmak için Facebook hesabı açıyor. Dolayısıyla; facebook sayfası açmadan önce onlarla doğal bir iletişimi facebook’ ta kurup kuramayacağınızı iyice anlayın.

Genel olarak şunu anlamalıyız ki konu bizim markamız değil, konu hedef kitlemiz. Bu sebeple; öncelikle hedef kitlenizi ve onların sosyal medyadaki davranışlarını anlamalıyız. Daha sonra Facebook‘ ta olup olmamaya karar vermek en doğrusu.

13 Eylül 2011 Salı

Araştırma: Facebook Kullanıcıları Beğendikleri Markalara Sadık Kalıyor

Bir başka Facebook’ta kullanıcı davranışlarını konu alan araştırma ile daha karşınızdayız. Araştırma firması Chadwick Martin Bailey tarafından yürütülen çalışma, Facebook kullanıcılarının sosyal ağ üzerinde markalarla olan ilişkileri incelenmiş.

Araştırmada 1.491 yetişkine Facebook’ta beğendikleri markalar ile ilgili çeşitli sorular sorulmuş. Ortaya çıkan dikkat çekici sonuçlardan bazıları şöyle:

- Katılımcıların %34’ü beğendikleri markalarla Facebook aracılığıyla etkileşime giriyorlar. Bu oran Twitter için %4, LinkedIn için ise sadece %1.

- Facebook’ta en az bir markayı beğenmiş olan kullanıcıların, %33’ü 1-2 marka beğenirken, %25’lik kesim 3-4 marka beğenmiş. 10 ve üzeri marka beğenen kullanıcıların oranı ise %22.

- Bir markayı neden beğendikleri sorulan katılımcılar %58 ile o markanın müşterisi olduklarını sebep olarak göstermiş. Bu cevabı %57 ile ‘indirim veya kampanyalardan yararlanabilmek’ takip ediyor. %41’lik kısım ise o markayı sevdiklerini çevrelerine göstermek için ‘beğen’ düğmesine bastıklarını söylemişler.

- ‘Facebook’ta bir markayı beğenmekten vazgeçtiniz mi?’ sorusuna %75 oranında ‘hayır’ cevabı verilmiş.

- Ankete katılanların %51’i Facebook’ta bir markayı beğendikten sonra o markanın ürünlerine daha fazla ilgi gösterdiklerini söylemişler.

Görünün o ki Facebook, sosyal ağlar arasında açık ara müşteriler ile ilişki kurmak ve etkilemek için en ideal mecra. Facebook kullanıcıları markaları beğenirken cömert davranıyor ve beğenmekten de kolay kolay vazgeçmiyorlar.