24 Mart 2013 Pazar

Fast Company en yenilikçi 50 şirketi seçti




Dergi, yenilikleri ile sektörlerinde en güçlü etkiyi yaratan markaları belirledi.




Fast Company her yıl yayınladığı ‘Dünyanın En Yenilikçi 50 Şirketi’ listesini güncelledi. 2013 listesinde ilk üçü; Nike, Amazon ve ilk ikiye oranla çok daha yeni bir şirket olan Square oluşturuyor.Google; 11, Apple; 13, Coca-Cola; 14′üncü sırada. Microsoft ve Tumblr ise sırasıyla 48 ve 50′inci sırada yer alıyor.
Her ikisi de geçtiğimiz yıl hatırlamaya değer bir yenilik sunmayan Twitter ve Facebook‘a ise listede yer verilmemiş.
İlk 10 şöyle sıralanıyor:

1. Nike














Fast Company, Nike‘ın birinci sırada yer alışının nedenini ‘bir çift devrimsel ürün ve gerçek inanların oluşturduğu kültür’ olarak açıklıyor.
Bahsi geçen bir çift üründen ilki ‘FuelBand’ adı verilen dijital bileklik. ABD’de 150 dolara satın alınabilen bu bileklik gün içerisindeki tüm aktivitelerinizi -sportif olsun ya da olmasın- takip ediyor. Tek tuş dokunuşu ile ne kadar kalori yaktığınız bilgisini size sunan bileklik, daha önce belirlediğiniz hedeflere uyup uymadığınızı da renk değiştirerek bildiriyor.
Çiftin ikinci ürünü ise; ‘Flyknit Racer’ adı verilen özel koşu ayakkabıları. Çok katmanlı kumaşlar yerine, özel örgü dokusu ile oluşturulan bir kumaştan üretilen bu koşu ayakkabıları ayağınızda çorap rahatlığı sağlarken aynı zamanda ayakkabıyı en yakın rakibinden bile daha hafif kılıyor.

2. Amazon












Dergi, Amazon‘un ikinci sırada yer alışını ‘değişimi hızlandıran’ yapısına bağlıyor.
Sipariş edilen ürünleri aynı gün müşteriye ulaştırma taahhüdünü neredeyse tüm ABD’yi kapsayacak şekilde genişleten Amazon’un rakiplerini benzer girişimlerde bulunmaya zorladığı ifade ediliyor. Makalede, Amazon’un bu taahhüdü gerçekleştirebilmek için gerçekleştirdiği devasa yatırımlara dikkat çekiliyor.
Bize göre Fast Company’nin Amazon’u sadece perakendeci kimliği ile değerlendirmeye alması talihsizlik. Artık dijital teknolojilerle ilgili herkes biliyor ki, Amazon aynı zamanda dünyanın en büyük bulut bilişim sağlayıcısı. Geçtiğimiz Kasım ayında kısıtlı kullanıma açılan, ardından da Şubat’ta beta olarak geniş çaplı kullanıma sunulan veri madenciliği aracı ‘Redshift’, Amazon’u gelecek yılın listesinin ilk sırasına yerleştirebilir.

3. Square














Fast Company’e göre Square üçüncü sıradaki yerini ‘mobil ödeme devrimini yaymaya’ borçlu.
Akıllı telefonlar ya da tabletler gibi mobil cihazlar ile kolayca ödeme kabul edilebilmesinin yolunu açan Square, geçtiğimiz yıl aralarında PayPal ve Groupon’un da yer aldığı ciddi rakiplerle rekabet etmek zorunda kaldı.
Buna rağmen özellikle küçük işletmelerin kalbini kazanmayı başaran girişim, bugün yılda 10 milyar dolar değerinde ödeme hacmine ulaşmayı başarmış durumda.

4. Splunk














Fast Company, ‘büyük veriyi kitlelerle buluşturan’ Splunk‘ın dördüncü sıradaki yerini hak ettiğini söylüyor.
Ayrı ayrı değerlendirildiğinde anlamsız veri kümeleri gibi duran birçok veriyi işleyebilen servis, müşterilerinin oluşan veri havuzundan anlamlı ve üzerinde aksiyon geliştirilebilir sonuçlar üretebilmesine olanak veriyor. Örneğin ABD’li internet servis sağlayıcısı Comcast, Splunk sayesinde New York’taki kullanıcılarının saat 14:00 ile 16:00 arasında en çok izlediği ilk üç video bilgisine ulaşabiliyor ve pazarlama stratejilerini buna göre şekillendirebiliyor. Üstelik bu bilgiye ulaşması saatler değil, saniyeler sürüyor!
Fast Company geçtiğimiz halka açılan şirketin bugün 3 milyar dolar değere ulaştığına ve 2012′de gelirlerini 70 milyon dolar artırmayı başardığına dikkat çekiyor.

5. Fab














Fast Company’e göre Fab ‘tasarım ürünleri için bir merkez haline evrilmesi’ nedeniyle beşinci sırada.
Müşterilerinin özel tasarımlı ürünler keşfetmesini ve bu ürünlere zaman sınırlı indirimlerle ulaşmasını sağlayan şirket, XING kurucularından Jason Goldberg’in eseri. Şirketin üye sayısı geçtiğimiz yıl altı kat aratarak 10 milyon sınırını aşmış. Uluslararası satış oranlarının toplam gelirlerine oranı ise sıfırdan yüzde 30 düzeyine sıçramış.
Goldberg, Fast Company tarafından yöneltilen geçtiğimiz yıl 150 milyon dolar kazanmış olmaları konusunda ne düşündüğü sorusunu; kibarca “Umurumda değil!” olarak çevrilebilecek bir cümleyle yanıtlıyor ve başarının sürekliliğinden emin olmaya çalıştıklarını vurguluyor.

6. Uber














Fast Company, altıncı sıraya yerleştirdiği Uber‘i ‘veri-çıkışlı bozguncu girişimlerin en iyi örneği’ olarak tanımlıyor.
Özel bir taksi şirketi gibi düşünülebilecek Uber, kullanıcılarına BMW 7 ve Mercedes S serisi sedanlar ya da Cadillac Escalade’ler gibi lüks araçlarla hizmet veriyor. Kullanıcılar akıllı cihazlarına yükledikleri uygulama ile haritadaki yerlerini işaretliyor ve araç talebini iletiyor. Uber, algoritmik hesaplamalarla haritada işaretlediğiniz noktaya en hızlı ulaşacak şoförü size yönlendiriyor ve kullanıcıya geri bildirimde bulunuyor. Gideceğiniz noktaya ulaştığınızda ödeme için elinizi cüzdanınıza atmanız da gerekmiyor; Uber ücreti sistemde kayıtlı olan kredi kartınızdan tahsil ediyor.

7. Sproxil















Fast Company’e göre Sproxil ‘sahte ürünler satanlarla yapışkanlıkla mücadele ettiği’ için yedinci sırada yer almaya hak kazanıyor.
Mobil onaylama süreci yöneten firma, tüketicilerin aldıkları bir ürünün sahte olup olmadığını anlamalarını sağlıyor.
Markanın iş modeli özellikle, organik gıdalar ve ilaç sektörü gibi, sağlıkla ilişkilendirilen ürünler üreten firmalar tarafından ilgi görüyor. Tüketiciler, Sproxil tarafından ürünlere yerleştirilen etiketlerdeki kodu mobil telefonları aracılığı ile SMS üzerinden onaylayarak ürünlerin doğru kanallar aracılığıyla onlara ulaşıp ulaşmadığını anlayabiliyor.

8. Pinterest














Fast Company Pinterest‘in ‘içimizdeki görsel saplantısını açığa çıkardığını’ söylüyor.
Geçtiğimiz yıl internet tarihinin en hızlı büyüyen servisi olma unvanını eline geçiren Pinterest, bugün ABD’de en çok ziyaret edilen ilk 50 internet sitesi arasında yer alıyor. İstatistikler, bir Pinterest panosundan kaynaklanan ortalama satış oranının, bir tweet’den ya da bir Facebook duvar güncellemesinden elde edilenin iki katı olduğunu gösteriyor.
Geçen yıl markaların panolarını oluştururken izledikleri yolu basitleştiren ve Punchfork’la ilk satın alma girişimini gerçekleştiren servisin etkilerinin diğer servislere de yansıdığı görülüyor.

9. Safaricom














‘Sağlık hizmetleri ile telekomünikasyon arasındaki boşluk üzerine köprü kuran’ Safaricom, Fast Company’nin listesinde dokuzuncu sırada yer alıyor.
Fast Company, halkın yarısından fazlasının günde bir dolardan daha azı ile geçinmeye çalıştığı Kenya’da iyi bir sağlık hizmetlerinin lüks olabileceğine dikkat çekiyor. Yerel mobil operatör Safaricom’un doktorları hastalarla yaklaştıran hizmetinin hayati bir köprü görevi gördüğüne işaret ediyor.
Safaricom’un 2011′in sonunda hizmete giren yeni servisi sayesinde Kenyalılar, küçük bir ücret karşılığında, 7 gün 24 saat doğrudan doktorlarla iletişim kurabiliyor.

10. Target














Fast Company, Target‘in ‘büyük kutuyu küçülttüğünü’ söylüyor ve listenin onuncu sırasına yerleştiriyor.
Geçtiğimiz CityTarget adını verdiği daha küçük ölçekli alışveriş merkezlerini hizmete sokan, mağazalarını yeni işaretleme sistemi ile daha kullanıcı dostu hale getiren, mağazalarında açtığı CityLove adlı yerel ürün köşeleri ile müşterilerin kalbini kazanan Target’in, birden çok alanda yenilik peşinde olduğu görülüyor.
Perakende devi, CityTarget’ler için kent merkezlerinde yer alan eski binaları elden geçirerek yeniden hayata döndürüyor. Ayrıca, kentli kitleyi hedefleyen bu mağazalara ücretsiz kablosuz internet erişimi, QR kod kullanımı gibi detaylar ekliyor.
Listenin tamamını Fast Company üzerinde görüntüleyebilirsiniz.

22 Mart 2013 Cuma

‘Tweet’leriniz değerliyse, indirebilirsiniz



Mikro blog sitesi Twitter, kullanıcılarına mesaj arşivlerini indirme özelliğini daha önce açmıştı. Mesaj indirme bugün itibariyle Türkiye için de aktif oldu.
Kullanıcılar daha önce sadece son birkaç bin mesajını görebiliyordu. Twitter, kullanıcılara arşivlerini indirmeyi 2012 Aralık ayında sunmuştu.
Twitter kullanıcılar ayarlar bölümüne girerek tüm arşivi indirme butonuna tıklayarak mesajlarının kendilerine Twitter tarafından e-posta ile gönderilmesini sağlayabilirler.
Kullanıcılar kendilerine e-posta ile sıkıştırılmış dosya olarak gelen arşivlerini görebilirler.

19 Mart 2013 Salı

Türkiye’de dijital reklam yatırımları 2012’de geçen yıla oranla yüzde 30 büyüdü [Rapor]


 Ülkemizin de aralarında bulunduğu toplam 33 ülkede dijital pazarlama iletişimi endüstrisinin gelişmesi için faaliyet gösteren IAB (Interactive Advertising Bureau) Türkiye’nin dijital reklam harcamalarına ilişkin önemli bir rapor paylaştı.
AdEx-2012 Raporu’na göre, Türkiye’de dijital reklam yatırımları 2012’de geçen yıla göre yüzde 30 artışla 943 milyon TL oldu.
Bu internet reklam yatırımlarının toplamı, display, arama raporu, mobil reklam, ilan sayfaları, e-posta ve oyun içi reklam gibi harcamaların toplamından oluşuyor.
İnternet reklam harcamalarındaki ‘aslan payını’ ise arama motoru reklam yatırımları alıyor. Raporda yer alan bilgilere göre arama motorlarında ücretli olarak sıralama ve görüntülü reklam ağında yer almak için 448 milyon TL harcanıyor.
Bunun ardından gelen en büyük kalem ise display reklam yatırımları. Gösterim ya da tıklama bazlı reklam, video, sponsorluk ve gelir paylaşımlı reklam yatırımlarına harcanan tutar 374 milyon TL.
İlan sayfalarında reklam yatırımları ise 76 milyon TL. Mobil gösterim ve mobil opt-in SMS/MMS’e harcanan mobil reklam yatırımları 36 milyon TL.
Son olarak e-posta ve oyun içi reklam yatırımları toplamı da 9 milyon TL‘lik kalem ile Türkiye’de 1 milyar TL sınırına dayanan dijital reklam harcamalarının bir kalemini oluşturuyor.











IAB Türkiye Başkanı Ahmet Pura‘nın paylaştığı verileri biraz da kişisel olarak yorumlamam gerekirse, tahmini çok da güç olmayan bir şekilde dijital reklam yatırımlarının çoğunu ‘arama faaliyetine’ yönelik olarak yapıldığını söyleyebiliriz. Mobil gösterim reklam yatırımlarının ülkemiz için ilerleyen yıllarda çok daha artacağını tahmin ediyorum. Aynı şekilde oyun içi reklam yatırımlarının da markalar tarafından hala keşfedilmemiş olduğunu düşünüyorum. Oyun içi reklam yatırımlarının da dahil olduğu 4 milyon TL’lik kalemin ilerleyen yıllarda katlanarak artmasını da bekliyorum.

12 Mart 2013 Salı

Türkiye’deki internet abone sayısı 2012′de yüzde 42 büyüdü ve 20 milyonu geçti


 2012 yılı sonu itibariyle Türkiye’deki internet abone sayısı 20 milyonu geride bıraktı. Dün itibariyle 2012 pazar verilerini açıklayan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurum (BTK), Türkiye’deki internet abone sayısının 20 milyonu geçtiğini duyurdu.
Söz konusu raporda yer alan verilere göre Türkiye’deki internet abonelerinin sayısı 2012 yılı sonu itibariyle 20.09 milyon aboneye ulaştı. 2011 yılına göre yüzde 42.3 büyüme kaydeden Türkiye’deki internet abone sayısı 2012 yılı üçüncü çeyreğe göre yüzde 3.8 artış gösterdi.20.09 milyon abonenin 20.03 milyonunun genişbant internet kullanıcısı olduğunu belirtmekte fayda var.

Rekor büyüme fiberde

Geçen yıla göre en fazla büyüme kaydeden internet bağlantısı kategorisi olarak fiber dikkat çekiyor. 2011 yılı sonunda Türkiye’de 267 bin fiber internet abonesi bulunurken, bu rakam 2012 yılı sonu itibariyle 645 bine ulaşarak yüzde 141 büyüdü.



















Mobil cepten internet abone sayısı yüzde 108 büyüdü

Fiberin hemen arkasındaysa mobil cepten internet kategorisi bulunuyor. Geçen sene sonunda Türkiye’de 4.9 milyon mobil cepten internet abonesi bulunuyordu. Bu rakam 2012 sonu itibariyle 10.2 milyon aboneye ulaştı. Mobil cepten internet kategorisindeki yıllık büyüme oranıysa yüzde 108 olarak gerçekleşti. DSL abonelerindeki büyüme oranıysa yüzde 0.6.
Paylaşılan bu büyüme rakamlarına rağmen sabit genişbant internet penetrasyonu konusunda Türkiye OECD ülkelerinin gerisinde kaldı. OECD ülkelerinin sabit genişbant internet penetrasyonu ortalaması DSL bağlantı için yüzde 14 seviyesinde iken, bu rakam Türkiye’de yüzde 8.8. Mobil genişbant internet penetrasyonu konusunda da Türkiye’nin OECD ülkelerinin gerisinden bulunduğunu paylaşalım.








Mobil internet kullanım miktarı yüzde 16 arttı

Söz konusu dönemde kullanıcıların yarattığı veri trafiğine baktığımızda, sadece mobil cihazlar üzerinden 21 bin 590 terabytelık veri hacmi yaratıldığını görüyoruz. Bu rakamın, 2012 yılı üçüncü çeyreğe göre yüzde 16 oranında kaydetmiş durumda olduğunu paylaşalım.
Türkiye internet pazarının sıkça öne sürdüğü kozlardan biri Türkiye’deki internet abonesi ve kullanıcı sayıları. BTK’nın paylaştığı pazar verilerine göre Türkiye, internet abone ve kullanıcı sayısı kozunu kullanmaya devam edeceğe benziyor. Büyüme rakamları, Türkiye internet sektörünün hızla geliştiğini ve gelişeceğini göstermesinin yanı sıra e-ticaret ve site trafikleri bakımından tüm alanları olumlu yönde tetikleyeceğinin habercisi durumunda.

7 Mart 2013 Perşembe

Türkiye internet ekonomisi raporu yayınlandı


 İnternet sektörü, artık Türkiye ekonomisine olan katkı payını giderek arttırmaya başlıyor. Google Türkiye ve The 
Boston Consulting Group’un (BCG) hazırladığı Türkiye İnternet Ekonomisi Raporu, Türkiye internet sektörü hakkında önemli bilgiler veriyor.
İnternet ekonomisinin önemi, ardındaki itici güçler, diğer ülkelerle karşılaştırmalar ve geleceğe ilişkin öngörülerin yer aldığı raporda öne çıkan detayları paylaşalım. Türkiye’de nüfusun yüzde 47‘sinin internet kullandığı belirtilen raporda, bu rakamın Avrupa Birliği’nin gerisinde kaldığı açıklanıyor. Avrupa Birliği ülkelerinin internet penetrasyon oranıyüzde 71 olduğunu paylaşalım.
Raporda en çok dikkatimizi çeken detay ise internet sektörünün Türkiye Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’sına (GSYİH) olan etkisi. Bilindiği üzere Türkiye GSYİH’sı 2011 yılında yüzde 8.5 büyümeyle Avrupa’nın en hızlı büyüyen ülkesi durumuna gelmişti. Bu büyümede internet sektörünün etkisi olduğunu söylemek yanlış olmaz.

İnternetin GSYİH’ya katkısı yüzde 2.6′ya çıkacak

Paylaşılan rakamlara göre 2011 yılındaki GSYİH’ya internetin katkısı yüzde 1.7 ile yaklaşık 22 milyar TL olarak gerçekleşmiş durumda. 2017 öngörülerine göre internetin GSYİH’ya ertkisi artarak devam edecek. 2011 ile 2017 yılları arasında internetin etkisi GSYİH’ya yıllık ortalamayüzde 19‘luk artışla devam edecek. Böylece 2017 yılında internetin GSYİH’ya katkısı yüzde 2.6ile 64.3 milyar TL’ye ulaşacağı bekleniyor.











2011 yılında internet üzerinden 4.4 milyar TL harcandı

E-ticaret ile ilgili rakamlara baktığımızda, 2011 yılında kullanıcıların 4.4 milyar TL harcadıkları raporda paylaşılanlar arasında yer alıyor. İnternetin satışlara olan katkısının 2011 yılında 63 milyar TL olduğunu paylaşalım. Bu kullanıcılar, önce internette araştırma yapıp, daha sonra fiziksel mağazadan satın almayı tercih ediyor.
Rakamlardan da görüldüğü üzere internet ekonomisi, Türkiye ekonomisinin itici güçlerinden biri haline gelmeye başlıyor. Bu döneme kadar belki de çok fazla Türkiye ekonomisi açısından çok önemli bir yere sahip olmasa da internet ve etki ettiği alana açısından gelecekte söz sahibi olacağa benziyor.
Türkiye İnternet Ekonomisi Raporu’nun detaylarını buradan inceleyebilirsiniz.

Türk Kadınları Online Alışverişte Fiyata Değil Kaliteye Önem Veriyor


 Groupon Türkiye, kadınların online alışveriş alışkanlıklarını konu alan araştırmasını yayınladı. ‘Kadınlar e-ticaret sitelerinden alışveriş yaparken en çok nelere dikkat ediyorlar?’ ‘Hangi ürünleri satın alıyorlar?’ ‘Fiyatlar nasıl olursa onlar için alışveriş daha cazip hale geliyor?’ gibi soruları gündemine alan araştırma, Türkiye’deki kadınların online alışverişe olan bakışına dair önemli bulgular sunuyor.
Araştırmaya göre online alışverişte kadınların en çok dikkat ettikleri şey genellikle kalite oluyor. Ayrıca e-ticaret sitelerinde sunulan seçeneklerin fazlalığı kadınları online alışverişe yönlendiren ana etkenlerin başında geliyor. Zira ankete katılan kadınların yüzde 45’i fazla seçenek bulabildikleri için e-ticaret sitelerinden alışveriş yaptıklarını belirtiyor.
Diğer yandan fiyat ve zaman kazanma da kadınların online alışverişi tercih etme nedenleri arasında yer alıyor. Alışveriş sıklığı konusunda ise kadınların %54’ü “ara sıra” cevabını verirken, %28’si “çok nadir”, %16’sı ise “çok sık” alışveriş yaptığını açıklamış. Katılımcıların %2’si ise hiç alışveriş yapmadığını söylemiş.
Online alışverişte kadınların kaliteye verdikleri önem açıklanan cevap ve oranlardan açıkça görülebiliyor. Nitekim “E-ticaret sitelerinden alışveriş yaparken en çok neye dikkat ediyorsunuz?” sorusunu, ankete katılan kadınların %35’i “kalite”, %24’ü “güvenlik”, %24’ü “marka”, %17’si ise “fiyat” şıkkını işaretleyerek cevaplamış. Bu anlamda e-ticaret sitelerinin genellikle tanıtımlarında indirimlere odaklanmasının kadınlar üzerinde çok fazla etkili olmadığı da ortaya çıkıyor.
Araştırmaya göre kadınların çoğunluğu e-ticaret sitelerinden en çok kıyafet satın alıyor. Kiyafetleri %19 ile teknoloji ürünleri, %13 ile takı, %13 ile kozmetik ürünler, %10 ile ayakkabı ve %3 ile çanta takip ediyor. Buna ek olarak sunulan ürünlerin ortalama fiyatlarının 20 TL-50 TL arasında olması online alışverişi kadınlar için daha cazip hale getiriyor. Buna göre kadınların %53′ü ayda en az bir kere online alışveriş yaptığını ifade ediyor.

3 Mart 2013 Pazar

Vine’ı Markanız İçin Nasıl Kullanabilirsiniz?


Vine Nedir?

Vine, Twitter’ın en çok 6 saniye uzunluğunda video çekip paylaşmanızı sağlayan mobil bir uygulama. Bildiğimiz GIF’ın videolusu gibi düşünebilirsiniz. Video kaydı yapmak için ekrana parmağınızı basılı tutmanız gerekiyor. Kayıt yapmak pek keyifli. Düşündüğünüz zaman ürün özelinde her video mini bir reklam filmi. Bu yüzden yaratıcı kullanım önemli.

Vine’ı Markam İçin Nasıl Kullanırım?

Vine’ın hem kullanıcı hem marka olarak çok güzel kullanım alanları var. Örneğin:
  • Bir etkinlik ve webinar öncesi görüntü paylaşabilirsiniz. Diyelim ki bir konferans, etkinlik ya da webinar düzenliyorsunuz. Bunun öncesinde konuşmacılardan mesajlar, mekan hazırlığı, webinar için ekran görüntüsü paylaşımı gibi kullanımlar yapabilirsiniz.
  • Ürüne dair tanıtım videoları çekebilirsiniz. En fazla 6 saniye uzunluğunda, ürünün belli bir özelliğini öne çıkaracak paylaşımlar yapılabilir. Bunun için Trident Gum’ın şu videosu çok başarılı.
  • Vine ile Tweetchat yapabilirsiniz. Soruları tweet olarak sorabilir ve cevaplarını videoyla verebilirsiniz. Nasıl ki 140 karakterde cevap veriyorsanız, videolu cevabınızı da 6 saniyeye sığdırabilirsiniz.
  • Kamera arkası görüntülerle takipçilerinize özel içerik (exclusive) sunabilir ve perde arkasını onlarla paylaşabilirsiniz.
  • Reklam filmini 6 saniyede paylaşabilirsiniz.
  • Sanatçıysanız, takipçilerinize özel stüdyo, konser, kulis görüntüsü gösterebilir, onlara mesaj gönderebilirsiniz.
  • Spor karşılaşmaları öncesi soyunma odası, antrenman görüntülerini paylaşabilirsiniz.
Yapılabilecekler elbette bu kadar sınırlı değil ama fikir vermesi açısından işinize yarayacağını düşünüyorum.