9 Nisan 2011 Cumartesi
Sosyal ağlar dünyayı sardı! Bunları Biliyor musunuz?
• Facebook bir ülke olsaydı, dünyanın en büyük 3’üncü ülkesi olurdu.
• 150 milyondan fazla kişi, bu ağa mobil cihazlarla erişiyor.
• Facebook’ta geçirilen süre aylık 500 milyar dakika.
• İnternet kullanıcılarının yüzde 77’si sosyal ağları kullanıyor.
İnternet kullanıcılarının sosyal ağlara girme oranları Facebook yüzde 77.3, Youtube yüzde 33.9, Myspace yüzde 7.8 ve Twitter yüzde 5.1 olarak sıralanıyor.
• Wikipedia’daki makale sayısı 13 milyon.
• Youtube’da günde 2 milyar video izleniyor.
• Flickr’da 4 milyar fotoğraf bulunuyor.
• Twitter’da günde 27 milyar tweet yayınlanıyor.
• Türkiye’de 30 milyon internet kullanıcısı var.
• Türkiye’de gençler arasında internet kullanım oranı yüzde 57.
• 8.7 milyon 3G abonesi var.
• Mobil internet hizmeti alan kullanıcı sayısı 640 bin. Mobil internet kullanımı ise 2.056 Tbyte.
• Türkiye’de 61.5 milyon mobil abone, 26.6 milyar dakika mobil trafik var.
Kulaktan Kulağa Sosyal Pazarlama
Sosyal medyanın yükselişiyle beraber tüketicilerin sesi artık eskisinden fazla çıkıyor. Daha rahat eleştiriyoruz, daha kolay övüyoruz, daha hızlı beğeniyoruz ya da daha çabuk aldatıyoruz o çok sevdiğimiz ürünleri. Bilginin bu kadar hızlı bir şekilde kulaktan kulağa yayılması tüketiciler için iyi ama markalar için ancak kontrol edebilirlerse faydalı. Öyle gözüküyor ki günümüzde iyi şöhret de kötü şöhret de hızlı yayılıyor.
Sosyal medya iletişimi arttırdı ancak eski alışkanlıklarımızdan da vazgeçiyor değiliz. İnternet kullanıcıları arasında yapılan araştırmada görülmüş ki, markalar, kurumlar ya da servisler hakkında fikir almak isteyen kullanıcılar, %71,8 oranla yüz yüze fikir paylaşımını öncelikli olarak tercih ediyor. Ardından ise e-posta ve telefonlar üzerinden fikir arayışı geliyor. Online ağlar üzerinden fikir paylaşımı ise tüketicilerin öncelikli olarak güvendiği bir yol değil. Yine de internet kullanıcıları -en çoktan en aza olmak üzere- oylayarak, forumlara katılarak, bloglara yorum yazarak ve blog tutarak tüketicileri etkileyecek içerik üretiyorlar.
Tüketicilerin %92’si bir satış temsilcisindense ürün hakkında online ortamda bilgi almayı daha güvenilir buluyor. Öte yandan Twitter kişisel görüşlerin ve kulaktan kulağa pazarlamanın yaygın olarak kullanıldığı mecralardan. Twitter kullanıcılarının %33’ü haftada en az bir kez kullandığı bir ürün üzerine tweet atıyor, %30’u da alacakları ürün hakkında takipçilerinden tavsiye istiyor.
Öte yandan, kurumlar bu kaotik ortamda tüketicilerden nasıl geri dönüş alacaklarını ve sosyal medyada nasıl aktif olacaklarını pek bilmiyorlar. Araştırmaya göre markaların %75’i müşterilerinin sosyal medyada ne konuştuklarını takip etmeyi bilmiyor. Şirketler sosyal medyayı sırasıyla en çok pazarlama, PR ve müşteri hizmetleri departmanları için kullanıyor.
Sosyal Medyada Dikkat Çekici Bir Biyografiye Sahip Olmak İçin Yapılması Gereken 5 Şey
İnternet yaygınlaştıktan ve sosyal medya hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olduktan sonra çevrimiçi ortamlar ciddileşmeye, sosyal ağlar sadece arkadaşlarımızla güzel vakit geçirdiğimiz alanlar olmaktan çıkmaya başladı. Sosyal medya araçlarının her biri artık kendimizi temsil ettiğimiz bir alana dönüştü. Etrafımızda gittikçe daha sık yeni başladıkları işlerini sosyal medya araçları vasıtasıyla bulan insanlarla karşılaşıyoruz, hikayelerini duyuyoruz. Profesyonel dünyada bağlantıya geçtiğimiz insanlar için ilk intiba sosyal medyadaki görüntümüz sayesinde sağlanıyor. İşte bu yüzden öncelikle Facebook ve Twitter’daki daha sonra da About.me, LinkedIn gibi sitelerdeki duruşumuza dikkat etmeli, bu ortamlarda insanların dikkatlerini olumlu yönde üzerimize çekmeyi hedeflemeliyiz.
Twitter’daki küçücük biyografi bölümü beraber çalışmayı çok istediğiniz potansiyel işvereniniz için sizinle ilgili çok önemli bir bilgi kaynağı olabilir. About.me profiliniz bağlantıya geçtiğiniz insanlar, sektörünüzdeki önemli kişiler için sizinle ilgili bir ön bilgilendirme yerine geçebilir, zaten geçmektedir de. İşte bu yüzden de bu ortamlarda, kendinizi temsil ettiğiniz her alanda özenli davranmalı ve dikkatli olmasınız.
Peki nasıl sosyal medya biyografisi yazılır? Çevrimiçi ortamlarda hakettiğimizi inandığımız ilgiyi nasıl sağlar, ilk izlenimde bunu karşımızdakilere nasıl veririz? Sizlerle Perig Vennetier tarafından kaleme alınan bu konudaki beş önemli öğüdü paylaşıyoruz.
1) Kendinizle İlgili Anahtar Kelimeleri Çıkarın
Kağıdı kalemi alın ve kendinizle, kişiliğinizle ilgili anahtar kelimeleri hızlı hızlı yazın. Bu kelimelerin profesyonel hayatınızdan uzak olmasına dikkat edin. İlgi alanlarınız, hobileriniz, yaşam felsefeniz, geçmişinizden önemli anektodlar…12-20 anahtar kelimeye ulaştıktan sonra aralarından en dikkat çekici, sizi en iyi tanımlayan 3-4 tanesini seçin. Etrafınızdakilerden de bu konuda yardım alabilirsiniz.
2) Aynı İşlemi Profesyonel Hayatınız İçin de Yapın
Aynı şeyi profesyonel geçmişiniz için de yapın. Anahtar kelimelerinizin kendinizden, iş başındayken neler yaptığınızdan bahsetmesi gerektiğini unutmayın.
3) Biyografinizin İlk Taslağını Çıkartın
Anahtar kelimeleri çıkardıktan sonra biyografinizin ilk taslağını çıkartın. Önemli noktalardan birisi tabii ki uzunluk/kısalık durumu. Biyografinin ne çok uzun ne de çok kısa olmamasına dikkat edin. Bu durumuna karşın 100 kelime civarında tutmaya çalışın.
Biyografinizi yazarken kendinize ait bir uslüp da belirlemelisiniz. Bu uslüp çok ciddi olmamalı elbette. Bu yüzden biraz esprili, rahat bir dile sahip olmakta fayda var. Okuyucunun biyografiyi okurkenki amacını unutmayın. Okuyucu o an o sayfayı sizin nasıl birisi olduğunuzu, geçmişte neler yaptığınızı, ‘neye benzediğinizi’ öğrenmek için okuyor. Bu yüzden biyografinizde bu soruları cevaplamaya, merakları gidermeye gayret gösterin.
Taslağı hazırlarken hata yapmaktan, anlatım bozukluklarından korkmayın. İleriki basamakta tekrar geri döneceksiniz.
4) Taslağı Metne Dönüştürmek
Biyografinizi üst üste okumalar ve üzerinden geçmelerle mükemmeleştirin. Elbette ki her okuyuşta eksikler bulacaksınız ve daha güzel kelimeler aklınıza gelecek. Ta ki hatasız olana kadar. Bu işlem kafanızı karıştırırsa ve yaptığınızdan memnun kalmamaya başlarsanız, başka bir zamana erteleyin. Bir kaç saat sonra daha önce farketmediğiniz eksiklikleri, yanlışları farkedeceksinizdir. İlk iki basamakta belirlediğiniz anahtar kelimeleri kullandığınızdan emin olun.
Metniniz hazır olduğunda bu konuda bakış açısına güveneceğiniz, size geri dönüş sağlayacak arkadaşlarınıza gönderin. İyi bir fikir, farklı ve kaliteli bir bakış açısına ihtiyacınız var.
5) Biyografinizi Sosyal Medya Sitelerine Yükleyin
Her yönden tamamlanmış olduğunu düşündüğünüz biyografinizi sosyal medya sitelerine yükleyebilirsiniz. Her sitede aynı metni kullandığınıza dikkat ediniz. İnsanların kafasını her sitede farklı bilgilerle karıştırmak istemezsiniz. Fotoğraflarınız ve diğer içerikleriniz için de aynı yöntemi uygulamanızı tavsiye ederiz.
Sosyal medya biyografiniz kullanıma hazır. Ancak unutmayın ki CV’niz gibi onun da güncellemelere ihtiyacı var. 1-2 ayda bir küçük eklemeler yaparak biyografinizi mükemmelleştirebilirsiniz ve güncel tutabilirsiniz.
8 Nisan 2011 Cuma
Gençlerin Gözü Liderlikte
İş hayatında kariyer sahibi olmak kadar etkili sunum gücü ve liderlik vasıflarına sahip olmanın gerekliliği de vazgeçilmez bir gerçek.
Bu noktadan hareketle İstanbul’da önde gelen üniversitelerin öğrencileri için hazırlanan anket, alandaki eksikliği ortaya koydu. Boğaziçi, İTÜ, Yıldız Teknik ve İstanbul Üniversitesi’nde son sınıfta okuyan 400 öğrenci üzerinde yapılan bir araştırmada iş başvurusunda dikkat edilmesi gerekenler yanında etkili sunum ve liderlik başlıklı eğitimlerin tercih edilmesi dikkat çekti. Araştırmada mülakat teknikleri ve işe alım sürecini içeren eğitimi 165 öğrenci seçerken, liderlik için 172, etkili sunum becerileri eğitimi için 175 öğrenci başvurdu.
Üniversitelerin son sınıflarında okuyan öğrencilerin iş hayatına hazırlanmak için cevapladıkları araştırma anketinden ilginç sonuçlar çıktı.
Gelişim Platformu Derneği tarafından uzman bir kadroya hazırlatılan araştırma konusunda öğrencilerin mezun olduktan sonra yapacakları iş başvurularında kendilerini yetersiz hissettikleri ve profesyonel yardım almayı istedikleri bir kez daha ortaya çıktı. Gelişim Platformu’nun hazırladığı ve eğitim seminerleri olarak sunulan listede öğrencilerin hangi konudaki seminerlere katılmayı istedikleri soruldu.
Kariyer Planlama ve İnsan Kaynakları, Kişisel Gelişim, Bilişim, Finans, Yönetim Becelerileri, Medya ve İletişim konu başlıklarıyla öğrencilerin eğilimleri ölçüldü. Buna göre iş hayatına hazırlanan gençlerin en fazla etkili sunum becerileri ile ilgili eğitimi almak istediği belirlendi.
Ankette ortaya çıkan sonuçlardan biri de liderlik kavramıyla ilgili. Yönetim becerileri konusu başlığı altında isteklendirme yönetimi, etkili ekip yönetimi ile toplantı yönetimi gibi alt başlıklar arasında en çok rağbet edilen konunun liderlik olması dikkat çekti. Liderlik seminerine ilgili davranan öğrencilerin “liderdeki özellikler, çalışanlar üzerindeki etkisi, karizmatik lider, lider nasıl olunur, nasıl olunmaz” gibi ölçütlerin anlatıldığı seminerleri tercih ettikleri belirlendi.
Araştırmada mülakat teknikleri ve işe alım sürecini içeren eğitimi 165 öğrenci tercih etti. CV hazırlamadan iş görüşmesinde dikkat edilecek unsurlara kadar mülakat tekniklerinin anlatıldığı seminer de, öğrencilerden rağbet gördü.
Dernek yetkilileri kendilerine ulaşan verilerden yola çıkarak yeni mezun ya da mezun seviyesinde olan öğrencilerin büyük bölümünün iş bulamama veya buldukları işte tutunamama gibi zorluklar yaşadıklarını belirtti.
İşverenlerin çalışanları maddi değerlerle ölçmesi, gelişmeleri yönünde sosyal fayda oluşturma çabasında olmamaları yeni mezun olmuş ve ne yapacağını tam bilemeyen gençlerin hevesini kırdığını belirten dernek yetkilileri bu nedenle binlerce kişinin kendi branşlarından çok daha farklı vasıfsız mesleklerde çalışmak durumunda kaldıklarının altını çizdi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


