30 Mayıs 2013 Perşembe

Online videolar, 2017′de sosyal ağlardan çok daha popüler olabilir

 İnternet hızları hem Türkiye’de, hem dünyada yükseldikçe online videolar artık çok daha cazip ve izlenebilir olmaya başladı. O günden bugüne sürekli olarak yükselen değerleri bulunan online videolar, internette varlığını sürdüren pek çok mecranın da destekçesi oldu.
Peki rakamlar ne söylüyor? Cisco’nun yaptırdığı Visual Networking Index forecast raporuna göre, kullanıcıların en çok zaman geçirdiği ve bandwith harcadığı servisler arasında ilk sırada sosyal ağlar geliyor.
Dünya üzerinde tam 1.2 milyar Facebook’a giriyor, tweet atıyor. Bu da dünya genelindeki internet kullanıcılarının yüzde 66′sına denk gelen bir rakam. Cisco’nun hazırladığı rakama göre, bu rakam 2017 yılına gelindiğinde 1.7 milyar kullanıcıyı geçecek.
Online videoları her geçen gün daha çok sevmeye başladık ve tabii ki, online videolar üzerinden elde edilen reklam gelirleri de çok ciddi bir oranda artmaya başladı. Verilen bir TV reklamına nazaran, daha ölçümlenebilir olan ve tabii ki hedef kitlenin seçimi aşamasında daha başarılı olan online video reklam pazarı da aynı oranda gelişti.
Online video servislerinden yararlanan, yani online olarak video izleyenlerin sayısı 2012 yılında tüm dünyada 1 milyar kullanıcıyı aşmış. Cisco’nun yayınladığı 2017 yılı öngörü raporuna göre ise, 2017 yılına gelindiğinde dünya genelinde tam 2 milyar kullanıcı online video izleyicisi olacak. Kısacası 2017′de, dünyadaki tüm internet kullanıcılarının yüzde 81′i, online video izleyecek ve böylece online video pazarı, sosyal ağlardan çok daha önemli bir konuma gelecek.
Mobil video izlenme sayıları da 2017′ye dek büyecek 2017 yılına gelindiğinde, mobil video izlenme sayılarının 2012′ye nazaran tam 16 kat büyüme göstermesi bekleniyor. Bu arada internet videolarını, TV ekranlarına taşıyacak en önemli cihaz aynı bugün olduğu gibi konsollar olacak. İnternete bağlı televizyonlar da aynı şekilde önümüzdeki yıllarda yükselişe geçecek.
2017′de mobil data trafiği 13 kat büyüyecek
2017 yılına gelindiğinde, 2012′ye oranla mobil data trafiği de ciddi bir büyüme gerçekleştirecek. Bu büyümenin tam 13 katlık bir büyüme olacağı da öngörülüyor. Küresel mobil data trafiğinin 2017 yılında 133.9 exabyte boyutunda olması bekleniyor.
Mobil data trafiği harcamada kullanıcılar 2012 yılında ayda ortalama 201 megabyte harcarken, 2017′de bu aran mobil kullanıcı başına 2037 megabyte olacak.
Kısacası, öngörü raporundan en çok öne çıkan bilgilerden ikisi online videoların ve mobil trafiğin yükseliş tahmini oldu.

27 Mayıs 2013 Pazartesi

IAB Avrupa, 2012′deki dijital reklam harcamalarının 24.3 milyar euroyu geçtiğini açıkladı

Türkiye’nin içinde bulunduğu toplam 33 ülkede dijital pazarlama iletişimi endüstrisinin gelişmesi için faaliyet gösteren IAB, 2012 AdEx Benchmark Araştırması’nı yayınladı. Geçen yılı çift haneli büyüme rakamlarıyla tamamlayan dijital reklam sektöründe özellikle online video ve mobil reklam kategoriyle dikkat çekiyor.
IAB tarafından paylaşılan rakamlara göre dijital reklam yatırımları 2012 yılında yüzde 11.5 büyüme yakalayarak, diğer mecralara göre en fazla büyümeyi sağladı. Bu büyüme oranıyla beraber Avrupa dijital reklam harcamaları 2011 yılında 3.4 milyar euro artarak 24.3 milyar euroya ulaştı.
Geçen yıl display reklam pazarı, yüzde 9.1 artışla 7.8 milyar euroya ulaştı. 2011 yılında 7 milyar euro civarında olan display reklam harcamalarının büyümesinde en büyük etkenler mobil ve online video oldu. Online video kategorisi 2012 yılında yüzde 50.6 büyümeyle yakalayarak,661.9 milyon euroya ulaştı. Mobil reklam harcamalarıysa yüzde 78.3′lük artış kaydederek, toplamda 392 milyon euroluk hacme ulaştı. Bu rakamla beraber mobil reklamcılık, Avrupa’daki toplam display yatırımlarının yüzde 5′i seviyesine ulaştı.











Türkiye ilk 10′a giremedi

İlan sayfaları reklam yatırımları, konvansiyonel mecralara karşı zafer kazanan kategoriler arasında yer aldı. 2012 yılı toplamında 4.5 milyar euroya ulaşan ilan sayfaları reklam yatırımlarında özellikle İskandinav ülkeleri önemli bir rol oynadı. Danimarka’da yüzde 20, İsveç’te yüzde 23.9‘lük büyümenin Avrupa genelindeki ilan sayfa reklamları yatırımlarını etkileyen ülkeler olduğunu belirtelim. Ücretli Sıralama Reklam Yatırımları ise yüzde 15.5 büyümeyle ve 11.9 milyar euro pazar değerine ulaştı.
Dijital reklam harcamalarına ülkeler bazında baktığımızda İngiltere’nin bu yıl da ilk sırada yer aldığını görüyoruz. İngiltere’de 6.6 milyar euro, Almanya’da 4.6 milyar euro, Fransa’da 2.8 milyar euro dijital reklamlara harcanmış durumda. Türkiye ise ilk 10′da bulunmuyor. 2012 yılındayüzde 30 büyüme kaydeden Türkiye’de yaklaşık 396 milyon euro harcanmıştı. Öte yandan en büyük pazar payı artışı yüzde 34 ile Rusya’nın ardından  ait olurken Türkiye ikinci sırada yer alıyor.

“Big data ekonomisi canlanmaya devam etti”

Konu hakkında konuşan IAB Avrupa CEO’su Kimon Zorbas, 2011′deki yüzde 15.3‘lük ve 2012′de devam eden yüzde 11.5‘lik büyüme ile dijital reklam sektörünün Avrupa’daki genel gidişatın tersine bir özellik gösterdiğini ifade ediyor. Kimon Zorbas, “Display reklamcılık, online display’in markalama mecrası olarak tanınırlık kazanması ve ‘big data’ ekonomisinde patlamayla canlanmaya devam etti. ‘Big data’, online mecra aracılığıyla iletilen verimli metriklere dayanıyor” şeklinde konuştu.
Paylaşılan rakamlardan görüldüğü üzere dijital reklam sektörü kullanıcı eğilimleri yönünde büyümeye devam ediyor. Özellikle mobil ve online video reklamlarındaki artış hemen hemen tüm sektörün beklentileri dahilinde ilerliyor. Bu eğilimlerle beraber Türkiye’nin 2013 yılında ilk 10′a girebileceğini düşünüyorum.

25 Mayıs 2013 Cumartesi

Türkiye E-Ticaret Girişimcilik Haritası

PayU’nun üye işyerlerine gönderdiği anketten ve yüz yüze yaptığı görüşmelerden faydalanarak hazırlanan “Türkiye E-Ticaret Girişimcilik Haritası” bir infografik ile belirlendi.
Belirlenen infografikte, Türkiye’deki girişimcilerin %91’i erkeklerden oluşurken, yalnızca %9’unun kadınlardan oluşması göze çarpıyor. Bunun dışında, girişimcilerin yaş ortalamasının, %46 ile en fazla orana sahip olan 25-34 yaş aralığından oluştuğu da belirlenmiş durumda.
Ayrıca, girişimcilerin bulunduğu şehir oranları ilk üçte; %57 oranıyla İstanbul başta olmak üzere, %6 Ankara, %6 İzmir olarak devam ediyor. Girişimler, %68 oranla 1-5 kişi arası ekiple çalışıyor –ki bu da düşük bir rakam.
Site kategorilerine gelindiğinde ise, en fazla e-ticaret sitesinin aksesuar, takı, saat vb. içerikten oluştuğu görülüyor ve yine en fazla ödeme şeklinin %88 oranla kredi kartıyla yapıldığı belirleniyor.
Dünya çapında bir çok medya ve e-ticaret markalarını bünyesinde barındıran Naspers’in bir iştiraki olan PayU, 2012 yılının Mayıs ayından bu yana Türkiye’de faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor ve şu an Türkiye’de anlaşmalı olduğu işletme sayısı ise 2000’den fazla. PayU’nun hedefi ise, üye işyerlerindeki riskleri minimize edecek katma değerli servislerinin dışında, Türkiye e-ticaret pazarının ihtiyaçlarına göre şekillenecek sektörde faaliyet gösteren e-ticaret firmalarının da önemli bir iş ortağı olmak.

20 Nisan 2013 Cumartesi

GP Bullhound’un Türkiye İnternet Raporu

Türkiye pazarını ciddi anlamda radarına almış olan yatırım bankası GP Bullhound kendi ağındaki yatırımcılarla paylaşmak için çok değerli bilgiler içeren Türkiye İnternet Raporu’nu hazırladı. Şirketin direktörü Ali Dağlı sayesinde Türkiye internet pazarına son dönemlerde çok daha odaklanmış olan şirket söz konusu raporu kısa süre içinde kendi web sitesinden satışa sunacak.
Rapor 42 sayfa ve e-ticaret pazarından, mobil oyunlara, dijital reklamdan, dijital ajanslara kadar çok geniş bir yelpazede Türkiye internet pazarını mercek altına almış.
Raporun tamamını yazının devamında paylaşıyorum. O yüzden hepsini kendiniz incelemek isterseniz hemen başlayabilirsiniz. Ancak biraz özet alayım derseniz, benim gözüme çarpan ve özel olarak paylaşmam gerektiğini düşündüğüm bölümlere de bu haberde göz atabilirsiniz.
Türkiye internet pazarının SWOT analizi
Öncelikle raporda Türkiye internet pazarı benzer ülke pazarlarıyla karşılaştırılmış. Bunun sonucunda da bir SWOT analizi ortaya konmuş. Türkiye’nin güçlü, zayıf yönlerinin yanı sıra fırsat ve tehditlerinin de altını çizen SWOT analizini aşağıda sizin için paylaşıyorum.
Güçlü yönler:
  • Güçlü makro trendler ve büyüyen ekonomi
  • Genç, eğitimli ve bağlı (engaged) nüfus.
  • Büyüme potansiyeli olan büyük internet kullanıcı tabanı
  • %90′nın üzerinde mobil penetrasyon
  • Güçlü lojistik, ödeme ve internet altyapısı
  • Girişimcilik enerjisi ve hızlı problem çözme yetkinliği
  • Çok çalışan ve düşük maliyetli işgücü
  • Doğu/Batı arasında coğrafi ve kültürel çekim gücü
Zayıf yönler:
  • Genç internet ekosistemi
  • Az sayıde özel sermaye ve akıllı kurumsal yatırımcı
  • Yetersiz inovasyon
  • E-Ticaret ve diğer dijital medya segmentleri arasındaki aktivite dengesizliği
  • Ciro büyütmek için gereksiz odaklanma
  • Google üzerinden kullanıcı kazanımına bağımlılık
  • Hisse opsiyonu gibi çalışanlara sunulan ek imkanların çok az olması
Fırsatlar:
  • Dijital medyaya olan büyüyen ilgi
  • Daha inovatif ve karlı işletmelere yönelik 2013 yılında başlayan baskı
  • Online geçirilen zamandan pay almak için online mecralara harcanan para
  • Akıllı telefon ve genişbant penetrasyonunun devasa büyümesi
  • Türkiye’ye yatırım için bakan yabancı yatırımcılar
  • Hükümetin yatırım teşvikleri
  • Zengin profesyonellerin Türkiye’ye dönüş yapıyor olması
Tehditler:
  • Olgunlaşmamış iş modellerinin başarısızlığının yeni yatırımlar üzerindeki caydırıcı etkisi
  • Modernleşme yolundaki iç zorluklar
  • Kamu kurumları tarafından gerçekleştirilen internet sansürleri
  • Yakın ülkelerdeki istikrarsız durumlar
Bugüne kadar hepimizin konuştuğu ama hiç kaleme almadığımız bu analiz sanıyorum birçoğunuz için faydalı olacaktır. İngilizce olan rapordan özellikle bu bölümü olduğu gibi sizler için tercüme edip paylaştık. Umarım faydasını görürsünüz.
Türkiye’de gerçekleşen önemli yatırımlar
GP Bullhound Türkiye İnternet Raporu’nda girişimler ve yatırımlara oldukça fazla yer ayrılmış.Ama bu şekilde bir görselle kayıt altına almanızın faydalı olacağını düşünerek özellikle bu grafiği de paylaşmak istedim.
 Türkiye’de bugüne kadar yatırım yapmış yatırım şirketleri listelenmiş. 212, Aksoy Internet Ventures, Earlybird, Golden Horn Ventures, Hummingbird Ventures, iLab Ventures, Intel Capital, ePlanet Capital, General Atlantic, Kleiner Perkins (KPCB), Pond Ventures, Runet, Tiger ve Ventech raporda paylaşılmış olan yatırım şirketleri olarak ön plana çıkanlar.Bizim bile zaman zaman sayarken atlayabileceğimiz şirketleri tek bir listede görmek tahmin ediyorum ki herkes için çok iyi oldu.
Türkiye dijital medya pazarına bakış
Raporda özellikle ilgimi çeken bir diğer görsel de Türkiye dijital medya pazarının tüm görünümünü karşımıza çıkaran çalışma. E-Ticaret, reklam, içerik, oyun ve teknoloji sağlayıcılar olarak bölünmüş olan görünüm ilginizi çekecektir diye düşünüyorum.
Türkiye’nin önde gelen dikey e-ticaret şirketleri
Türkiye dijital medya pazarı görselinde olduğu gibi GP Bullhound raporunda Türkiye’nin önde gelen dikey e-ticaret şirketlerinin de genel görünümüne ilişkin bir görsel paylaşılmış. Tüm manzarayı tek ekranda inceleyebilmek için bu görsel de ilginizi çekecektir.























 Türkiye oyun pazarı
GP Bullhound’un Direktörü Ali Dağlı’nın online ve mobil oyun alanlarındaki üst düzey tecrübesi haliyle rapora da yansımış ve raporda oyun sektörü çok detaylı olarak irdelenmiş. Rapora göre Türkiye’de 22 milyon aktif oyuncu bulunuyor. Bu da toplam nüfusun %29′una denk geliyor. Online oyunlara para harcayan oyuncu sayısı ise 11 milyon. Bu sayı bence çok önemli ve hem alınabilecek yol açısından hem de mevcut potansiyelde büyük hedefleri işaret ediyor.









Oyuncuların para harcadıkları oyun türleri de raporda yerini almış. Buna göre en çok para harcanan oyun kategorilerinin başında %24 ile konsol oyunları geliyor. Konsol oyunlarını %21 ile MMO oyunları takip ediyor. Mobil telefon oyunlarının payı %10, sosyal ağlardaki oyunların payı %9 ve aynı şekilde “casual” oyun sitelerinin payı da %9.












10 Nisan 2013 Çarşamba

Ajans Çalışanlarının Mutlaka Kullanması Gereken Araçlar

1) Basecamp 



















Basecamp, özellikle proje müdürlerinin kullandığı bir araç. Ajans içerisinde koordinasyonu basecamp ile sağlıyorlar. Projenin içeriğini, sürecin nasıl işleyeceğini, kimin ne yapacağını ve gerekli dökümanları Basecamp üzerinden bize ulaştırıyorlar. Her şey çok net ve hayatımız daha düzen içerisinde. Bir nevi sabah uyanınca yatağı toplayan insanlar kadar düzenli olabiliyorsunuz ajans olarak. Basecamp’i browser üzerinden çalıştırabileceğiniz gibi yakın zamanda yayınlanan iPhone uygulaması ile de pratik bir şekilde yönetebiliyorsunuz. İşin en güzel kısmına gelince, Basecamp üzerinde açtığınız projeye sinek konsa gerekli kişilere anında mail gidiyor. Gözünüzden bir şey kaçamaz yani. Son olarak, müşterilerinizle bunu koordineli bir şekilde yürütmek çok ütopik bir hareket olacaktır. En iyisi siz ajans içinde kullanın kafi.

2) Reeder



















Tek kelime ile dünyanın en güzel RSS okuma programıdır ve RSS okumayan bir sosyal medya sektöründe çalışan, onu geçtim internet kullanıcısı olamaz. Olmamalı! Reeder’in sahipleri Mac, iPad ve iPhone için ayrı ayrı güzel uygulamalar yazmışlardır. Bundan sonra bahsedeceğim Pocket ile muazzam bir uyum içerisinde çalışırlar. Ayrıca artık ücretsiz olduğunu ve bir an önce indirmeniz gerektiğini söylemeliyim. ‘’Yalnız Google reader kapanıyor, program ölür’’ diyenlere gelince, ölmüyor. Sahibi Twitter’dan ‘korkmayın, Google biter bize bir şey olmaz’’ diye tweet attı.

3) Pocket















İnanılmaz cool bir tasarıma sahip, offline olarak makale, blog, haber okuma programıdır. Mantık çok basit. Browser’a eklediğiniz eklentisiyle o an karşınıza çıkan bir yazıyı okuyamayacaksanız tek tıkla ‘add pocket’ diyerek arşivliyorsunuz. Daha sonra telefonunuzdan, tabletinizden ya da browserdan sekronize ederek son güncellemelerinizi alıp nefasetle okumaya başlıyorsunuz. İnternetiniz gitse de Pocket ile okumaya devam edebiliyorsunuz.

4) Evernote 
















Evernote, tasarımcıların, öğrencilerin, ajans çalışanlarının olmazsa olmaz bir uygulaması. Mobilde, webde, offlineda yani her yerde çalışan bir araç. Hayatınızdaki tüm alanlarda kullanmak için tek bir hesap açmanız yeterli. Ben mesela Evernote içinde açtığım farklı not defterleri ile notlarımı alıyorum. Toplantılar için ayrı, kişisel blogum için ayrı defterlerim var. Ajans için en güzel faydası ise şu; toplantı notlarını gelip saatlerce maile geçirmenize gerek yok. Sync yaparak başka bir cihaza aktarıp oradan ekibe mail atabiliyorsunuz. Yazmaya üşenenler içinse fotoğraf çekmek, ses notu kaydetmek gibi bonusları da var pek tabi.

5) Dropbox
















Ajansta dosya aramamıza, ‘ay ben sana mail atmıştım, ya maillerimde bulamadım’ cümlelerine son verdiren bir uygulamadır Dropbox. Dünyalar tatlısıdır. İçerisine açtığımız bir klasörün altına dökümanları düzenli bir şekilde bırakıyoruz. Ofiste işi düşen kimseye bir şey sormadan oradan temin ediyor. Ayrıca Dropbox’ın mobil entegresinin muhteşem olduğunu da söylemek gerek. Şunu çok net söyleyebilirim; mail biter, Dropbox bitmez.

6) Pinterest 












Pinterest’de dünyalar tatlısı bir uygulamadır. İçerik sıkıntısına birebirdir. Peki ajansa nasıl uyarlamak gerek? Çok basit. Size özel bir board açılır ve ekip çalışanları girip oraya beğendikleri görselleri, infographicleri pinler. Bu ne işe yarar? İçerik yazarlarınıza destek olur. Çünkü güzel bir içerik kaybolmadan hemen oraya pin edilirse ilerleyen süreçte bir başkası onu kullanır ya da ilham alabilir. 

7 Nisan 2013 Pazar

Avrupa’da Foursquare’den En Çok Check-in Yapılan Havalimanı Türkiye’den



Havalimanları Foursquare’de en çok check-in yapılan mekanların başında geliyor. Öyle ki Şubat ayında ilk defa Atlanta Uluslararası Havalimanı bir milyon check-ine ulaşma başarısı göstermişti. Kullanıcılar Foursquare’i en çok şehir değiştirdiklerini bildirmek veya tatile çıkarken bir az da hava atmak amacıyla kullanırken muazzam bir veri de ortaya çıkmış oluyor.
Foursquare Türkiye Avrupa’nın Foursquare’de en işlek havalimanlarının paylaşıldığı bir infografik yayınladı. Spotistic verilerine dayandırılarak hazırlanan infografiğe göre Atatürk Havalimanı Avrupa’nın en çok check-in yapılan havalimanı olurken, diğer iki kategoride de birinci sırada yer alıyor.
Atütürk Havalimanı en çok check-in yapılan mekanın dışında en çok seyahat edilen havalimanı ve en çok beğenilen havalimanı unvanlarının da sahibi.
İnfografikte ayrıca havalimanlarında yapılan check-inler ile ilgili bazı genel bilgiler de paylaşılıyor. Örneğin havalimanlarında en çok bulunan kahve dükkanları Starbucks olurken, restoranların %31′inin McDonalds oluşturuyor.
Türkiye’de kendi özel kitlesine sahip olan Foursquare son olarak Best Of özelliğinde bulunana şehir sayfalarına İstanbul ve Ankara’yı da eklemişti.

Galatasaray Check-in Rekoru Kırıyor!













Liglerdeki ve Avrupa’daki başarısını sosyal medyada da sürdüren Galatasaray, her geçen gün yeni bir ilke imza atıyor.
Son dönemde yaptığı kampanyalar ile büyük bir atılım gösteren Galatasaray son olarak geçtiğimiz cumartesi (30.Mart.2013) Türk Telekom Arena’da oynanan İBB maçında taraftarlarına unutamayacakları bir sürpriz yaptı.
Foursquare üzerinden yaratılan kampanya ile stadda check-in olan 1905. kişiye maçın oynandığı topu hediye edeceğini duyuran Galatasaray, kampanyanın yayında olduğu zaman (sabah 10:00, akşam 10:00 arası) boyunca 6276 check-in sayısıyla bir rekor kırdı. Sadece maçın başlamasından bir saat önce saat 18:00 ile 22:30 arası 5067 check-in ile hem Foursquare dünyada büyük bir başarıya imza atarken, hem de bu rekor katılım ile Türkiye’de spor kulupleri arasında Foursquare ile ilk kampanya düzenleyen takım oldu.