24 Şubat 2013 Pazar

En çok konuşulan Foursquare uygulamaları



İnsanların dijitale verdiği önemle birlikte firmalar da her kanalı etkin olarak kullanmaya başladı.
Facebook ve Twitter çılgınlığı ile birlikte son dönemin yeni gözdesi kuşkusuz ki Foursquare.

Foursquare, insanların konumlarını paylaştığı, kaynaştığı ve sosyalleştiği bir platform ve lokasyon bazlı sosyal ağ servis olarak gündelik hayatta etkisini tüm dünyada hissettiriyor.



Bu yazı da da bazı firmaların Foursquare'i nasıl kullanıldığını inceleyeceğim, en çok konuşulan Foursquare uygulamalarına değineceğim.


History Channel

History Channel isminden de anlaşılacağı gibi tarihi konularla ilgili belgesel yayınlayan bir kanal. Bu sebeple de Foursquare'i formatıyla ilgili bir uygulama ile kullanmayı tercih etti. Kullanıcılar ne zaman tarihi bir mekana check-in yapsa, o mekanla ilgili bir tarihi bilgiyi paylaştı.

Starbucks

1-10 Temmuz arasında İngiltere ve Kanada'daki Starbucks'larda yapılan her check-in için Aids ile savaş için yapılan kampanyaya 1 $ değerinde bağış yapıldı. Böylece Starbucks müşterileri sosyal medya üzerinden gerçekleştirilmiş olan bu sosyal sorumluluk projesinin bir parçası olmanın mutluluğunu yaşadı.

Audi

Kayak severler için bir kampanya düzenleyen Audi, özel bir kayaksever badge'i tasarladı. Böylece Foursquare kullanıcıları kayak tatillerinde yaptıkları check-in ile Audi Kış Sürüşü Badge'i kazandı. Bu badge ile birlikte de Audi koleksiyonundan aldıkları şeylerden %20 indirim kazandılar.

Gap

Gap Ağustos ayında mağazalarında check-in olan müşterilerine %25 indirim verdi. Kampanya çok başarılı oldu ve o kadar fazla talep gördü ki 1 hafta boyunca uzatıldı.

T-Box

T-Box yılbaşına özel bir Foursquare kampanyası düzenledi. Tüketici T-Box Beyoğlu mağazasına check-in yaptığında aldığı 2. ürün kendisine hediye edildi. 


Özetle, Foursquare üye sayısı her geçen gün artıyor, bu da 2013'de firmaların Foursquare üzerinden kampanya yapmaya devam edeceğinin sinyallerini veriyor.


19 Şubat 2013 Salı

Linkedin Kullanım Rehberi ve Takip Edilmesi Gereken Linkedin Grupları


İş dünyasının Facebook‘u diyebileceğimiz Linkedin dünya çapındaki büyümesine devam ediyor. Geçtiğimiz Ocak başında küreselde toplam 200 milyon üyeye ulaştığınıduyuran Linkedin, 200′den fazla bölge ve ülkede, 19 farklı dilde hizmet veriyor. Şirketin yayınladığı infografikte Linkedin’i en çok kullanan ülke 74 milyon üyeyle ABDiken, onun arkasından 18 milyon üyeyle Hindistangeliyor. Türkiye ise Linkedin kullanımında gelişmekte olan ülkeler arasında birinci sırada görünüyor.
Türkiye’deki birçok kişinin Linkedin’de aktif olarak iş bilgilerini ve kariyer geçmişlerini paylaşmasıyla beraber, iş dünyasından kişiler birbirleriyle iletişim ve etkileşim içine girmeye başladılar. Facebook, Twitter sosyal ağların içerik yapısından daha farklı olan bu sosyal mecrada yapılan paylaşımlar çoğunlukla iş ve sektörel ağırlıklı oluyor. Kullanıcıların öz geçmiş bilgilerinin de bu sosyal ağlarda paylaşılıyor olması da yeni bir iş arayan kullanıcılarında aktif olarak bu sosyal platformunu kullanmaya teşvik ediyor.
Bu yazının içinde Linkedin kullanırken nelere dikkat edilmesi gerektiğine ve e-ticaret, girişim-girişimcilik, pazarlama ve sosyal medya gibi konuların ağırlık verildiği ve aktif bir şekilde tartışmaların yapıldığı Türkçe Linkedin gruplarından birkaçına yer vereceğiz. Grupları seçerken, e-ticaret sektörüne ağırlık verdiğimizi belirtmek isterim. Bunun yanında aktiflik seviyesini de grupların üye sayısına ve hafta içinde paylaşılan tartışmaların sıklığına göre göz önüne aldığımızı da ekleyelim.

Linkedin Kullanım Rehberi ve Takip Edilmesi Gereken Linkedin Grupları

1 – Linkedin kullanım rehberi
Linkedin’in iş dünyasından profesyonellerin ve iş hayatına yeni atılmış kullanıcıların yer aldığı bir sosyal ağ olduğundan bahsetmiştim. Bu yüzden kim olduğunuzu iyi ve detaylı bir şekilde belirtmeniz oldukça önemli. İş bilgilerinizi, öz geçmişinizi, hangi pozisyonda çalıştığınız ve ünvanınızı profilinizde net ve açık bir şekilde belirtmelisiniz.
Öz geçmişinizi yazarken kısa ve öz bir şekilde, insanların ilgisini çekecek cümlelerle paylaşın. Paylaşmanız en önemli bilgilerden biri deprofilinizdeki resminiz. Bu fotoğraf önemli diyorum; çünkü insanlar iş dünyasında çok fazla kişiyle iletişim halinde oldukları için, isimler unutulabiliyor; fakat kullanıcılar sizin resminizi gördüklerinde sizi hatırlama ihtimalleri daha da artar. Diğer sosyal mecralara kıyasla daha resmi ve ciddi bir ortam olduğu için burada paylaştığınız profil resmine de özen göstermeniz gerekiyor. Ünvanınız ve çalıştığınız sektörün kriterlerini de göz önünde bulundurarak bir fotoğraf paylaşabilirsiniz.
Linkedin’de paylaşım yapmak ya da yapılan paylaşımlar üzerindeki tartışmalara katılmak da sizin aktifliğinizi arttırıp, diğer kullanıcılarla bağlantı kurmanıza yardımcı olabilir. Bunun yanında genellikle sektörel ve iş ile ilgili paylaşımlar yapıldığı için, buradaki paylaşımlardan da faydalanarak yeni bilgiler öğrenme şansına da sahipsiniz.
Profilinize sahip olduğunuz yetenekleri, sertifikaları ve ilgi alanlarınızı paylaşarak zenginleştirebilirsiniz. Sayfanızı inceleyen biri sizin yeteneklerinizi ve ilgili alanlarınıza ulaşarak sizinle irtibata geçebilir. Linkedin’in güzel yanlarından biri de profilinizi görüntüleyen kişiler size bildirim olarak geliyor. Böylece sizin hakkınızda bilgi almak isteyenleri görebiliyorsunuz ve dilerseniz onlarla bağlantı kurabiliyorsunuz.

2 – Takip edilmesi gereken Linkedin grupları
Bu listede e-ticaret, girişimcilik, pazarlama, sosyal medya gibi konuların paylaşımlarının yapıldığı gruplara yer verdik. Tabi ki burada paylaştıklarımızın dışında başka gruplarda bulunmakta; ama bir süredir incelediğimiz gruplar arasında bu konular üzerinde aktif olarak tartışmaların yapıldığı gruplardan birkaçını seçtik. Eğer bu konular hakkında paylaşımlarının yapıldığı ve yakından takip ettiğiniz başka gruplar varsa, yazının altına yorum olarak ekleyebilirsiniz.
Business Professionals Turkey
Üye sayısı: 12.939 – Kıdem: %21 Müdür – 1 Hafta içinde: 155 Tartışma, 39 Yorum
Üye sayısı: 1673 – Kıdem: %14 Kıdemli Yönetici – 1 Hafta içinde: 11 Tartışma, 1 Yorum
Üye sayısı: 1459 – Kıdem: %11 Yeni Başlayan – 1 Hafta içinde: 11 Tartışma, 1 Yorum
Üye sayısı: 1784 – Kıdem: %20 Müdür – 1 Hafta içinde: 29 Tartışma
Üye sayısı: 2055 – Kıdem: %17 Kıdemli Yönetici – 1 Hafta içinde: 27 Tartışma
Üye sayısı: 105.199 – Kıdem: %22 Kıdemli Yönetici – 1 Hafta içinde: 574 Tartışma, 247 Yorum
Üye sayısı: 2.971 – Kıdem: %22 Şirket Sahibi – 1 Hafta içinde: 32 Tartışma, 1 Yorum



Facebook EdgeRank Nedir?


Bir Facebook kullanıcısının, hesabına giriş yaptıktan sonra ilk baktığı yerdir haber kaynağı. Arkadaşlarınızın ve beğendiğiniz sayfaların anlık güncellemelerinin aktığı bu sayfada yer alan her hikaye Facebook tarafından “Edge” olarak adlandırılıyor.
Günlük iletişim kanallarımızın en birincil duraklarından birisi haline gelen Facebook’ta, söz konusu bir mesajı gönderen veya alan kullanıcıya ek olarak, çoğunluğunu marka sayfalarının oluşturduğu üçüncü kişiler tarafından yaratılan diğer içerikler neticesinde gereğinden fazla mesaj ve içerik kirliliği meydana gelebiliyordu. İşte, hem bu içerik kirliğinin önüne geçmek, hem de kullanıcıları ilgi alanlarının dışındaki içeriklerden korumak amacıyla Facebook bir algoritma geliştirme yoluna gitti: “EdgeRank

EdgeRank, haber kaynağında hangi içeriğin görüntüleneceğine karar veriyor

Kabaca bakarsak EdgeRank’i, Facebook tarafından geliştirilen ve hangi içeriğin, hangi kullanıcıya gösterileceğine karar veren bir algoritma olarak tanımlayabiliriz. Algoritma sıkıcı ve ilgi çekme potansiyeli olmayan hikayeleri algılayıp oldukça az sayıdaki kullanıcıya gösterebiliyor. Tıpkı diğer birçoksosyal medya kanalı gibi, Facebook’u da öncelikli pazarlama ve iletişim kanalı olarak değerlendiren markaların fan sayfalarındaki etkileşim, bu algoritma neticesinde gözle görülür bir düşüş yaşadı. Peki, işletmeler “EdgeRank” kuralları dahilinde ne gibi içeriklerle daha fazla kişiye ulaşabilirler? İsterseniz gelin bu sorunun cevabına hep birlikte bakalım.

Bazı kaynaklarda belirtildiğine göre her bin Facebook güncellemesinden yalnızca yüzde 0.2′si kullanıcıların haber kaynaklarında gösteriliyor. Bu demek oluyor ki, eğer sizin markanızın Facebook’ta 100 bin fanı varsa, oldukça az bir kısmı sizin içeriklerinizi haber kaynağında görecek. EdgeRank belirlenirken üç önemli değişken olduğu ifade ediliyor: Affinity Score, Edge Weight ve Time Decay.
Affinity Score
Affinity Score aslında Facebook’un EdgeRank algoritmasını etkileyen en önemli faktörlerden. Bu özellik, kullanıcıların arkadaşları veya beğendiği sayfalarla nasıl bir ilişki içerisinde olduğuna, yakınlık derecesine ve o kişi veya markanın sayfasının gönderileriyle olan etkileşimine bakıyor. Yani özetle, sıklıkla beğendiğiniz kişilerin içerikleri haber kaynağınızda daha fazla yer alıyor.
Edge Weight
Edge Weight, Facebook’taki içerik türlerinden her birine verilen addır. Burada paylaşılan içeriğin türüne göre, haber kaynağında görüntülenme ihtimaliniz artar veya azalır. Fotoğraflı paylaşımların daha fazla etkileşim getirdiğine dair birçok göstergenin bulunduğunu da belirtelim.
Time Decay
Herkes sosyal medyadaki içeriklerin olabildiğince güncel ve yeni olmasını ister. En kaliteli içeriğin çekiciliği bile oldukça kısa bir süre sonra bitecektir.  Facebook’un EdgeRank algoritması da içeriklerin post edilme saatine göre bir listeleme yaptığı gibi, ayrıca önceden yüksek etkileşim almasına karşın bir içerik zaman geçtikçe haber kaynağının alt sıralarında kayboluyor.

Fan Sayfamı Edge Rank’e uygun olarak nasıl optimize ederim?

Algoritmayı içeriğinizin ilginç olduğuna inandırmanız oldukça zor.  Hayranlarınızın daha çok beğeni ve yorum bırakması için kendi içeriğinizi yeniden yazmak ve güncellemek daha kolay.
Ciddi ve daha kurumsal bir imajı olan basın bültenlerinizi alıp, hayranlarınızın ilgisini çekecek sorulara dönüştürün. Bu doğrultuda hazırladığınız içerikler neticesinde elde edilecek tüm bu beğeni ve yorumlar; sayfanız ve hayranlarınızla aranızdaki Affinity Score‘unuzu yükseltecek, hayranlarınızın haber kaynağında beliren statü değişikleri, görünme ihtimalinizi daha da artıracaktır. Bunun yanında paylaştığınız içeriklerin görsellerle desteklenmesine dikkat edin ki bu da Edge Weight‘inizi etkileyecektir.
Son olarak ise Time Decay‘e dikkat ederek takipçileriniz için en doğru zamanda içerik paylaşın. Bunu da ancak birkaç farklı deneme yanılma yolu ile yapabilirsiniz çünkü her fan sayfasının farklı bir kitlesi bulunur ve bu farklı kitleler de farklı zamanlarda farklı tip postları beğeniyor olabilir. Sabah saatlerinde daha aktif olan fanlar için sabahları içerik paylaşmak daha fazla görünme oranı yakalamanın yanı sıra Affinity Score’unuzu da artırma ihtimalinizi yükseltir.